[YER] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
İHTİYATİ HACİZ TALEPLİDİR
DAVACILAR :
1- [AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO])
2- [AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO])
VEKİLİ : Av. [VEKİL AD SOYAD]
DAVALILAR :
1- [BORÇLU AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO]) – [ADRES]
2- [DEVRALAN AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO]) – [ADRES]
KONU : Öncelikle muvazaa hükümleri, kabul edilmemesi hâlinde tasarrufun iptali hükümleri gereğince İİK m. 283 kıyasen uygulanarak, [TARİH] tarihli satışa konu “[İL] İli [İLÇE] İlçesi [MAHALLE] Mah. [ADA] ada [PARSEL] parselde yer alan [BB NO] numaralı bağımsız bölüm” nitelikli taşınmazdaki [PAY ORANI] oranındaki hisse üzerinde tarafımıza icra takibindeki alacak ve tüm fer’ilerine yeter miktarda haciz ve satış isteme yetkisinin tanınmasına karar verilmesi ve tensiple birlikte ilgili taşınmaz hissesi üzerine ihtiyati haciz konulması talebimizden ibarettir.
DAVA DEĞERİ : [TUTAR] TL (Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik)
AÇIKLAMALAR :
[YER] Genel İcra Müdürlüğünün [DOSYA NO] sayılı dosyası üzerinden borçlu/muris [MURİS AD SOYAD] hakkında dava dışı alacaklı tarafından kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibin başlatılmasından sonra vefat tarihine kadar borçlu/muris tarafından dosyaya herhangi bir ödeme yapılmamış ve borçlu/muris [TARİH] tarihinde vefat etmiştir.
Muris/borçlunun vefatından bir süre sonra icra dosyasının alacaklısı, [YER] ( ). Noterliğinin [TARİH] tarihli temliknamesi ile alacağını dava dışı bir kişiye temlik etmiş; temlik alan kişi dosyaya alacaklı sıfatıyla eklenmiştir. Alacağın temlikinden sonra alacaklı tarafça muris/borçlunun mirasçılarına ödeme emri gönderilmesi talep edilmiş; borçlunun yasal mirasçıları olan müvekkillerimize ve davalı [BORÇLU AD SOYAD]’a icra müdürlüğünce ödeme emri gönderilmiştir.
Müvekkillerimiz, cebri icra tehdidi altında olduklarından [TARİH] tarihinde dosya hesabı alarak [TUTAR] TL’lik dosya borcunu “diğer mirasçılara rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla” ödemişlerdir. Akabinde [YER] ( ). Genel İcra Müdürlüğünün [DOSYA NO] sayılı dosyası ile davalı/borçlu hakkında “miras payı oranında rücuen alacak” açıklamasıyla, icraya ödenen tutarın miras payına düşen kısmı üzerinden takip başlatılmıştır. Borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş; borçlunun taşınır ve taşınmaz malvarlığı, araç, SGK, posta çeki, bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları yönünden yapılan sorgularda herhangi bir malvarlığına rastlanamamıştır. Ayrıca [TARİH] tarihinde borçlunun MERNİS adresinde talimat yoluyla fiili hacze gidilmiş, ancak mahalde hacze kabil mal bulunamamıştır. İİK m. 143 uyarınca kesin aciz vesikası hükmünde olan haciz tutanağı dilekçemiz ekinde yer almaktadır.
Belirtmek gerekir ki, takibe konu borç müvekkillerimizin murisinin vefatıyla doğmuş olup, borcun doğumundan sonra ve müvekkillerimizin başlattığı takipten önce davalı tarafından yapılan tasarrufun aşağıdaki açıklamalarımız doğrultusunda iptali gerekmektedir.
Müvekkillerimizce yapılan araştırmada, davalı/borçlunun, müvekkillerimizin de miras nedeniyle hissedar olduğu dava konusu taşınmazdaki [PAY ORANI] oranındaki hissesini, [TARİH] tarihinde yine tapu hissedarlarından olan ve borçlunun amcası olan davalıya tapuda satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır. Üstelik devralan davalı, icra dosyasında alacağı temlik alan kişinin babasıdır.
Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla amcası lehine muvazaalı olarak yaptığı TASARRUF İŞLEMİ MUTLAK SURETTE İPTALE TABİDİR. Zira:
- Taşınmaz hissesini devralan kişi borçlunun öz amcasıdır,
- Devralan kişi aynı zamanda takip konusu alacağı temlik alan kişinin babasıdır,
- Hisse gerçek değerinin çok altında bir bedelle devredilmiştir,
- Devir, temlik alacaklısının müvekkillerimize yönelik icrai işlemlere başlamasından kısa bir süre önce yapılmıştır.
Borçlunun, elbirliği mülkiyeti hâlinde ortak olunan taşınmazdaki hissesini amcasına devretmesi durumunda, amcanın borçlunun alacaklılarını zarara uğratma kastını bilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki temlik alacaklısının icra dosyasına sunduğu ödeme emri talebinin ekindeki mirasçılık belgesinin davalı borçlu tarafından alınmış olması ve devralan davalı ile oğlu olan temlik alacaklısının icra dosyasında aynı vekâletname ile vekil görevlendirmeleri gibi hususlar, tarafların alacaklıları zarara uğratma kastıyla birlikte hareket ettiklerini açıkça ortaya koymaktadır.
İİK m. 280’de; “Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhrî hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur.” düzenlemesi yer almaktadır. Taşınmazı devralan davalı, borçlunun öz amcası olup İİK m. 280/2 uyarınca borçlunun malî durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bildiği kabul edilen kişilerdendir. Bu nedenle dava konusu satış işleminin muvazaalı olmadığının davalılarca ispatı gerekeceği izahtan varestedir.
İİK m. 277 vd. hükümleri, muvazaalı temliklerden bağımsız olarak, borçlunun alacaklıları zararına olacak şekilde mallarını karşılıklı veya karşılıksız devretmesi hâlinde alacaklılara bu tasarrufu iptal ettirme yetkisi tanımıştır. Yargıtay, taşınmaz satışının muvazaalı olduğu iddiasıyla TBK m. 19’a dayanılarak açılan bir davada davanın kabulü hâlinde, davayı İİK m. 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası olarak değerlendirip, tapu iptali ve tescili yerine kıyasen davalıya ait taşınmaz üzerinde alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerektiğine hükmetmektedir (Y. HGK, E. 2017/17-1505, K. 2020/204). Bununla birlikte Yargıtay, İİK m. 277 vd. uyarınca tasarrufun iptali davası açılabilmesinin, genel hüküm olan muvazaaya dayanılarak dava açılmasına engel olmadığını da kabul etmektedir.
Bu nedenle huzurdaki davanın öncelikle muvazaa hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek kabulüne; mahkemeniz aksi kanaatte ise davalının alacaklılarını zarara uğratma amacıyla işlem yaptığı dikkate alınarak tasarrufun iptali hükümlerine göre kabulüne karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz hâsıl olmuştur.
İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZ HAKKINDA :
Dava süresince müvekkillerimizin telafisi imkânsız zararlara uğramaması için öncelikle davalı [DEVRALAN AD SOYAD] adına kayıtlı dava konusu taşınmaz hissesi üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmekteyiz.
İİK m. 281/2’de; “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur.” hükmü yer almaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04.07.2013 tarihli, E. 2013/9935, K. 2013/10629 sayılı kararında; “İİK’nin 281/2 maddesi uyarınca iptale tabi tasarruflar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği ön görülmüştür. … Bu durumda ihtiyati haciz isteminin kabulü için davanın tüm şartlarının oluşmasını beklemek, davacının bu davadan elde edeceği sonucu da engelleyebileceğinden ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru değildir.” denilerek, davanın sonucunu beklemeksizin eldeki belgelerle ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
HUKUKİ NEDENLER : İİK, HMK, TBK ve sair yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : İlgili icra dosyaları, haciz tutanakları, alacağın temliki sözleşmesi, mirasçılık belgesi, tapu kayıtları, bilirkişi incelemesi, nüfus kayıtları, belediye ve resmî kurum kayıtları, davalıların UYAP dosya kayıtları, tanık, keşif, Yargıtay kararları, doktrin ve sair her türlü yasal delil (karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklıdır).
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle;
- Öncelikle ihtiyati haciz talebimizin teminatsız olarak kabulü ile davalı [DEVRALAN AD SOYAD] adına kayıtlı, tasarrufa konu taşınmaz hissesi üzerine İİK m. 281 gereğince İHTİYATİ HACİZ konulmasına; mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat tutarının belirlenmesine,
- Dava konusu taşınmazdaki [PAY ORANI] oranındaki hisseye ilişkin olarak davalılar arasında [TARİH] tarihinde yapılan satış işleminin öncelikle MUVAZAALI OLDUĞUNUN TESPİTİ ile İİK m. 283/1’in kıyasen uygulanarak haciz ve satışını isteyebilmemize,
- Muvazaa iddiamızın kabul edilmemesi hâlinde İİK m. 277 vd. gereğince TASARRUFUN İPTALİ ile İİK m. 283 gereğince satışa konu taşınmaz hissesi üzerinde tarafımıza icra takibindeki alacak ve tüm fer’ileri yönünden haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. [TARİH]
Davacılar Vekili
Av. [VEKİL AD SOYAD]
EKLER :
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
- Kesin aciz vesikası hükmündeki haciz tutanağı
- Dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı
- İcra dosyasının dosya hesabı ve tahsilat makbuzları
- Rücuen alacak takibine ilişkin takip talebi
- Vekâletname